18 Eylül 2010 Cumartesi

"Divana Giriş"





       1.  şimdi karalanmış kanatları yalnızlıkta
            çocuk düşü telaşında bu içdeniz...


      2.  ne yapsan eksik kalır tutkal hüzün
           içine yapışan ve yapıştıkça oyalayan...


      3.  içimin tam burasını karala öfkeyle
           bu kan, bu işgal mevsiminde dikiş izlerim...



      4.  açıl parantez! dedikçe ayrıntı hamallığı
           kendisi değil, babası piç olan bu insanişi...


      5.  döne döne bir kalem hep aynı divanda
           hem yazdığım, hem yattığım içinde...





(Ğ dergisi, S. 8, Eylül-Ekim 2010)

24 Ağustos 2010 Salı

Yavuz Türk, Kumaş



Yavuz Türk, Kumaş
Yeniyazı Yayınları, Ağustos 2010
64 sayfa, 7 TL




Yavuz Türk’ün Yeniyazı Kitaplığı’ndan çıkan Kumaş adlı kitabı titiz bir çalışmanın ürünü. Kitapta bulunan 27 şiirin sekiz yılda yazıldığını da düşünürsek üstteki savımız daha gerçekçi olur. Kumaş, sözü yormadan söyleyen ve adeta muhatabı belirlemiş olmanın rahatlığı ile davranan bir şairin kitabı.

Kitapta; kent, doğu, kadın, kumaş, ipek kavramları üzerinden bir “yeni dünya” oluşturulmakta: “topkapı, bizans’ın önsözüdür / girdim oraya, kekeme adımlarım / iklim birdenbire papatya / meydanlar dolusu kadın gördüm / hepsinin ağzıydı önsözü” gibi dizeler de bu dünyanın kapısının eşiğinde söylenmiş sözler aynı zamanda.

Şiirleri okuduğumuzda şairin lirik ile epik arasında bir damar bulduğunu ve istikrarlı bir biçimde bu tür şiirin izini sürdüğünü müşahede edebiliriz. Kitapta insanı dürtüp duran bir tarihsellik de var: “su uyur, içine doğru uyur boşluk / dört denizim vardı dörtbiryanımda / biri çöl oldu, kanayan durmadan / şimdi uyak olur su ve düşman”. Suyu ve düşmanı uyak olduracak şiirler, okuru kendisiyle empatiye davet ediyor. Bize de şairin bu ince davetine icabet etmek düşer.


Kitap isteme adresi: yeniyazikitap@gmail.com